ELAM UYGARLIĞI

Zaman

MÖ 3000’li yıllar – MÖ 646 yılları arasında var olduğu bilinmektedir. Bu anlamda, Antik Çağ’da varlık göstermiş bir İran öncesi medeniyetidir, denilebilir.

Mekan

Uygarlığın etki ettiği alan, günümüzdeki İran’ın güneybatısında kalan Huzistan eyaleti ve İlam ilinin olduğu ovaları ve Güney Irak’ın küçük bir kısmına denk gelmektedir. Bu da o zamanlar Sümer ülkesinin doğusundaki Kerha ve Karun Irmağı’nın geçtiği bölgeydi. Uygarlık burada, İran platosu üzerinde, merkezi Anşan ve Susa (Şuşan) olan krallıklardan oluşuyordu.

Başkent

Susa’dır. Bundan mütevellit bazı eski kaynaklarda Elam ülkesi Susiana olarak geçer. Fakat Kudur-Nahunte zamanında başkent önce Madaktu’ya, sonra Hidallu’ya taşınmıştır.

Hükûmet

Yönetim monarşi şeklindedir. Ayrıca Elam ülkesi site devletleri şeklinde yönetilmekteydi ve bu sitelerin başkenti de yukarıda yazıldığı üzere Susa idi.

Dil

Elamca konuşulmuştur. İzole dil olarak kabul edilen Elamca’nın ölü dil hâline gelmesi, Büyük İskender’in, bu dili son konuşan medeniyeti yani Ahamenişleri (ilk Pers imparatorluğu) fethettiği MÖ 330 yılından sonrasına tekabül etmektedir. Elamca ile ilgili son yazılı kaynaklara bu yıllarda rastlanmıştır.

izole (yalıtık) dil: Başka hiçbir dil ile akrabalığı olmayan doğal dillere denir.

ölü dil: Bugün hiçbir ülkede konuşulmayan, ancak elde belgeleri bulunan ve bu yönüyle bilimsel araştırmalara konu olan dillerdir.

Öncül

Mari isimli şehir devletidir.

Ardıl

Gutilerdir.

Mezopotamya ve İran ile İlişkiler

Tarih öncesi dönemin sonlarından itibaren diğer Mezopotamya uygarlıkları ile yakın bir ilişki içerisinde bulunan ve yükselen uygarlık, bu ilişki dahilinde Sümer-Akad çivi yazısını kabul etti. Ayrıca Elamlıların İran kültürü ve medeniyetinin teşekkülünde çok önemli bir role sahip olduğu kabul edilir.

Hikâye

Uygarlığın Mezopotamya ticaret yolu üzerinde yer alan önemli coğrafi pozisyonu güçlü bir krallığın doğmasına vesile olmuştur. Elamlar, Sümerler ve Akadlar ile birçok savaş yapmıştır. Zaman zaman da bu ikisinin boyunduruğunu kabul etmişlerdir. Ayrıca Elam hanedanlarından olan Simaş hanedanı, Sümer’in Üçüncü Ur Hanedanına son vermiştir. MÖ 2334-2279 tarihleri arasında hüküm sürmüş Akad kralı I. Sargon’un Elamlar ile savaşlarını anlatan yazıtlardan, uygarlık ile ilgili birçok bilgi öğrenilebilmektedir. Bu bilgilere Elam kentlerinin, krallarının ve devlet görevlilerinin isimleri dâhildir. I. Sargon’un torunu Naram-Sin dönemine dek süren Akad-Elam savaşları sonunda yapılan ve 37 tanrının şahit olarak kabul edildiği anlaşmada Elam kralı olarak Hita’nın adı geçmektedir. Ayrıca Elamlar MÖ 1792-1750 tarihleri arasında Babil kralı olarak hüküm süren Hammurabi’ye karşı olan ittifaka da katılmıştır. Fakat ittifak Hammurabi tarafından bertaraf edilmiştir. Elam, daha sonra ülkesinin başına gelen Ebarti ve daha sonra İke-Halki hanedanlarının ardından en güçlü devrini Şuturki hanedanı zamanında yaşadı. MÖ 12. yüzyılda hanedanın kralı Şuturki-Nahhunte Babil’e karşı bir sefer düzenledi ve büyük bir zafer kazandı. Zaferden sonra Naramsin steli, Hammurabi Kanunları’nın kitabesi ve Akad kralı Maniştuşu’nun iki heykeli Elam ülkesine getirildi. MÖ 1150-1120 yıllarında hüküm süren Şilhak-İnşuşinak -Şuturki hanedanındandır- dönemindeki refah ve istikrardan dolayı Elam’ın gelmiş geçmiş en büyük kralı kabul edilir. Elam ülkesinin son hükümdarı Babil kaynaklarında Urtaki, Asur kaynaklarında ise Te-Umman olarak geçer. Elam Krallığı, Asur kralı Asurbanipal’ın MÖ 646’daki seferiyle tarihe karışmıştır.

Kültür ve Toplum

Uygarlık, Susa’nın da yer aldığı Mezopotamya kültürü etkisindeki ovalık kesimle birlikte, dağlık kesimden de beslenerek farklı bir karakter almıştır. Bilim ve teknik alanında döneme göre ileri olmamalarına rağmen güzel sanatlar, süsleme ve madencilik alanında gayet gelişmişlerdir. Buna, çömlek ve seramik sanatında bıraktıkları eserler örnek olarak gösterilebilir. Özgün bir dil, yazı ve kültüre sahip olan Elamlıların kökeni kesin olarak bilinmemektedir. Örneğin Elamcanın o coğrafyada konuşulan Hint-Avrupa ve Sami dillerinden hiçbiri ile akrabalığı yoktur. Elamcanın, Elam Krallığı tarihin tozlu raflarına kalktıktan sonra MÖ 460 yılına kadar Ahameniş İmparatorluğunun resmî yazışma dili olması ise, bu benzersiz kültürün önemini ve sonraki halklar üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir. Elamlıların öteki dünya inancına sahip olduğu bilinmektedir. Başkent Susa’daki tabletlerde, insanları yargılayacak olan İnşuşinak adlı bir tanrının olduğu geçmektedir. Ayrıca Elam ülkesinin en büyük dini yapısı olan Çoğa Zenbil Zigguratı, kral Untaş-Gul tarafından İnşuşinak için yaptırılmıştır.

Hanedanlar

Sümer kaynaklarında Avan, Hamasi ve Simaş gibi Elam hanedanlarının ismi geçmektedir. Ayrıca Ebarti, İke-Halki ve Şuturki gibi farklı hanedanların da varlığı bilinmektedir.

Ek Bilgi

çivi yazısı: Tarihteki ilk yazı türüdür. Taşların üzerine resimler ya da harfler kazılarak yazılır. Bu yazı türü papirüsün icadı ile tarihe karışmıştır.

Ayrıca Araştırılabilecekler

  • Elamca
  • Antik Yakın Doğu

Kaynakça

Vikipedi, Özgür Ansiklopedi https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Elam 10 Ağustos 2022 13.07 güncellemesi

Yorum bırakın